28 Haziran 2013 Cuma

YaĞmur Sonrası



önemli bi karar veriyorsunuz ama içinize sinmeyen bir şeyler var...
ya doğru değilse ya daha iyisi olacakken kaçırıyorsam olacakları 
ilk bölümde diyorsunuz ki evet insan içine sinmeyen bişeyler varsa vazgeçmeli 

sonra zamanla fark ediyorsunuz ki çok doğru düşünmüşsünüz sadece iyi olmak ya da şartların uygunluğu yeterli değil. 
sevilmek ve sevmek yeterli değil...

ama hayat öyle akıyor ki nankörlük etmek bazen elinizdeki gül gibi fırsatları da kaçırmanıza sebep olabilir 

derken bütün bu genellemelerden aslında hiç birinin tam olarak doğru olmadığını görüyorsunuz... 

"umut tükenmiş görünse de ikinci şans her zaman vardır ..  
ya yoksa"

umut ve şüphe değil mi insanı hem hayata bağlayan hem hayattan alıkoyan..

kitabı böylesine güzelleştiren de bu galiba..

yalnız dikkatlerden kaçmaması gereken nokta sizin gerçek dostunuz olarak gördüğünüz kişiler de sizin onları gördüğünüz gibi görüyor mu sizi...

eşler değişebilir ama arkadaşlık bakidir. arkadaşlarınıza anılarınıza iyi bakın...
yıllardan yollardan sonra yine onlarla baş başa kalabilirsiniz.
not: arkadaşları konusunda bu şekilde davranan tek arı kişi benim sanırdım. romandaki kahramanda kendimi buldum bu konuda :)) 
Allah aynından ve beterinden saklasın ...



23 Haziran 2013 Pazar

beraat kandili 2013



kandiliniz mübarek olsun dualarda unutulmamak dileğiyle...
Rabbim güzel yazılar yazsın hepimize...

10 Haziran 2013 Pazartesi

haberin var mı ?

sınavlarım bitti. 
bu yılı dinlenme aralarımda ders çalışarak geçirdim.
maksadım kafam meşgul olsun üzülmeye vakit kalmasın, beni hayata bağlayan bişeyler olsundu.
fazlası oldu...
insan hayatında her şey birden bire değişiyor..
tatmadığım duyguları da tattım.
amma ve lakin dünya hayatında her şey benim için tadımlık galiba :)
ben kesin suyunu çıkarırım diye böyle sanırım
mutluluğu da mutsuzluğu da zerrelerine kadar hisseden biri için olgunluğunu korumak zor olurdu 
gökteki yıldızlardan, yerdeki papatyalardan, serin esen rüzgardan, akşam güneşine bakmaktan, denizi akarsuları görmekten, sevdiği insanlarla yan yana olmaktan ve bunların çoğunu çok kısıtlı yapıp, dünyayı 4 duvar arasında geçirerek bile son derece mutlu olan biri için hayatın 4 çeker gitmesi belki de benim kadar neşeli bi insan için iyi olmazdı kim bilir. 
kim olduğumu, bu kadar zorlukla iç içe olmasam kendi hayatımı yaşıyor olsam "nasıl olurdum" u merak etmeye başlamıştım. kendi hikayemden çıkalı uzun zaman olmuş kendimi unutmaya başlamıştım.
hatırladım...
ben çok neşeli bi insandım...
ve fakat yolcu olduğumuz bu dünyada "Allah, hüzünlü kalbi sever.." belki de kalbim O nunla birlikte olmazdı bu kadar kim bilir...



not: başlıktaki yazı coşkun sabah ın seyhan ın çok sevdiği !!! şarkısıdır :))
haberin var mı seni çok sevdiğimden 
haberin var mı yüreğimin sesinden... diye devam eden sabah kalktım aklımda dönüp duruyor zaten dalgalı olan kafamı iyice eziyor...