15 Mart 2016 Salı



pirinçteki beyaz tasları nasıl ayırt ederiz ?

uzun zamandır yazmadım bir yıl olacak nerdeyse hayatımdaki yılanları temizledim.
daha doğrusu ben insani akılla yapamazdım Allah temizledi.
japonların güzel bir atasözü vardır. "pirinçteki siyah taştan değil beyaz taştan kork" derler.

hesaplı davranan belli hesaplar dahilinde yanında olanlar varsa defet gitsin. hesapları bitince size düşman olurlar.

sen karşındakinin hiç bir kusuruna bakmazken o, alttan alta bir şeyler biriktiriyorsa sonra bunları bir yerde ortaya çıkarıp "ne oluyo" dediğinde vur kaç taktiği yapıyorsa sıkı düşün. genel "ay şaka yaptııığmm" olur yeme. akla gelmeyen şeyin şakası olmaz. şaka yaparken insan laf sokmaz.

özür dilemek yarım ağızla olmaz. biri seninle arasını düzeltmek istiyorsa arar sorar.
üzüntüyü de mutluluğu da paylaşmakla olmaz kendinde olmayan bir nimet sende varken halden hale girmiyor yine de mutlu oluyorsa seninle o zaman gerçek dostundur.

iki kişinin arası bozulduğunda ortak arkadaşlarından biri diğerine nisbet olsun diye kullanıyorsa seni  onu da defet.
temizlik uzun sürdü. fakat yeni steril samimi bir hayatım var artık İnşaallah.

uzun zamandır yazmamamın en önemli sebebi büyük yılanın bloğumu bilmesiydi. benimle çektiğim sıkıntılarla yine sinsi sinsi dalga geçip beni dedikodu malzemesi yapması olasılığı uzak tuttu beni.

okuyorsa ona mesajım sevgili aylin :  fuck you.

bu yaşa geldim hayatı ve insanları tanıdığımı zannederdim. insanoğlu çiğ süt emmiş unutmamalı ...

25 Mayıs 2015 Pazartesi

ağaçlar güneş ve ben bahtiyar





inşallah cennete gidersem...
vakit hep ikindi vakti olsun günlerden bazen Çarşamba bazen Cuma olsun...
bir evimiz olsun yakınından bir akarsu aksın...
dibi görünsün ama dibi görünmeyen her şey korkutur beni...
bazen içine de girip yürüye bilelim...
bazı yerlerinde ördekler kazlar yüzsün...
bahçelik yerde olsun tabi evimiz. ağaçların arasından bakalım gökyüzüne..yapraklara suyun yansıması vursun.
hayvanlarımız olsun etrafta gezinen..
tavuklar, horozlar, kuşlar, inekler ve koyunlar...
yerde hep bir soframız olsun.
oturup sevdiklerimizle sohbet edelim.
acelemiz yok, ciğerimizi yakan kalbimizi daraltan hiç bir şey yok "çok şükür, çok şükür"diyelim.
sonra akşam olunca ama bazen olsun, yataklarımıza gökyüzünü ve yıldızları seyrederek yatalım..
uyurken üzüntüyle uyuduğumuz uyanınca aynı üzüntüyle uyandığımız hiç bir şey olmasın..
uzun yürüyüşler yapalım.. dünyada gidemediğimiz her yere gidelim..
mutlu olalım....
sonunda dünyada yaşadıklarımızın karşılığını böyle güzel bulacağımızı biliyorduk diyelim..
umut hiç bitemeyen bahar mevsimi...

26 Ocak 2015 Pazartesi

hayal

niye uzun zamandır hayal kuramadığımı düşündüm...
sonra en son kurdugum hayalin ne oldugunu hatırladım.
hemen herkesin kurduğu türden hayallere bu vakte kadar kırılır diye kendi kafamın içinde bile hic girmemisken nasıl bir yıkıntının içinde kaldığıma baktım .
enkaz kaldırma calısmaları benim enkazdan vazgecmemeye direnmem yüzünden duruyor.  sanırım önce suretleri gözümün önünden uzaklaştırmam gerek. seherin hayalini uzaklastırmam gerek. yapamıyorum. gercek biri varmısta ona zarar veriyormuşum gibi geliyor.gözümün önünde capcanlı duran bu hayali nasıl yok sayacağımı bilmiyorum.
 Allah kerim...

31 Aralık 2014 Çarşamba

hala umut var


cok ozlemek ve sevmedigi bilmek....   keske butun sıkintılar biten yılda kalsa onunla birlikte bitse...

30 Aralık 2014 Salı

sınav



meğer sınav denilen şey aslında sadece neyi tercih edeceğin değilmiş
seçimin sonucunda girdiğin ya da girmek zorunda kaldığın yolda şikayet etmeden yürümek, razı olmak demekmiş.
zormuş çok zormuş...



2015



mutlu olmak istiyorum Allah ım...
ve bitmesin ömrüm boyu sürsün sevinçlerim ...
sonu hayal kırıklığı değil hep şükür olsun istiyorum..
nasıl olacak bilmiyorum...
ne olur her şey çok güzel olsun...