7 Mart 2014 Cuma

City Hall




Dizi ile ilgili bütün yorumlarda bir iki bölüm sonra başlangıçtaki sıkıcılığın gideceği söylenmiş olmasına rağmen 
5 bölüm sonunda fikrim değişmediğinden bıraktığım dizidir. 
Baş rol oyuncusu adamı sevmedim at hırsızına benziyodu :) mimiksiz tuhaf bir yüz ifadesi, donuk ve kibirli bir duruş. izlediğim bölümler boyunca Kim sun ın gözlerinden ve alnından saçlarını açmak istemedim 
sevmedim bir şeyler eksik oyunculuklar kötüydü. 
Tavsiye etmiyorum 
Fakat bu işin uzmanlarından sayabileceğim seyhan nabrut ikilisi çok beğenmişler.
onları da bir okuyun derim ..

21 Şubat 2014 Cuma

we teach you love



film güzel ..
başlarda acaba başrol oyuncularının yerinde başkaları olsaydı daha mı iyi olurdu diye düşünmedim değil.
ama hanım kızımız git gide daha iyi iş çıkardı.
sanki ortam, ışık vb. şartlarda biraz oynama olsaymış sanki daha iyi olurmuş 
bir şeyler eksik durumu var.
fakat film gerçekten güzeldi. sıkılmadan izlenen akıcı romantik yer yer komik filmleri seviyorum
kızımız hoşlandığı kişinin dikkatini çekmek için bir çöp çatan şirketinden yardım istiyor
iki haftası var ...


efenim atalarımız ne demiş ava giden avlanır ;)

"Benden hoşlanmasa bile onu sevdiğimi hep hatırlasın..."  "anılar olmazsa aşkım hiç olmamış hiç yaşanmamış gibi olur" 


not: görseller google görsellerden ve yeppudaa.com dan 

17 Şubat 2014 Pazartesi

a gentleman's dignity



vuuuu bayıldım çok güzel bir diziydi. romatik komedi tarzındaydı. 
kim do jin  olan çekik gözlü harika bir oyuncu ...








4 arkadaşın hikayesi etrafında şekilleniyor konu. ama asıl kahramanlar kim do jin ve seo yi soo asıl kahramanlar çok tatlılardı :))


konu güzel tipler güzel akış güzel :)
eksiler yok mu tabee ki varr :) başlangıçta seo yi soo olan arkadaş çok abartılı oynuyordu sonra yüz ifadesi belirginsizleşti. yeni oyunculuğa başlamış izlenimi veriyor. birde filmde Mi A Ri olan kızımız bütün dizi boyu boyunca ağladı babam ağladı içimi oydu resmen :))
Mi A Ri nin en tatlı olduğu yer ise aşık olduğu avukatın yanında ona asılan iş arkadaşına gidip "sen hem güzel hem uzun boylusun üstelik birlikte çalışıyorsunuz hep ikinizin bildiği şeylerden konuşuyorsunuz ben seni çok kıskanıyorum böyle yapmasan olmaz mı ?" dediği ve seo si yoo ya akıl verdiği bölümlerdi  :)


gördüğüm en güzel evlilik teklifiydi. Parça parça düğünde kullanılacak taç, gelin çiçeği... sonunda da gelinlik :))



Mutlu sonnn:)) her film her dizi mutlu sonla bitsinn ...
nabrut tabi ki daha ayrıntılı ve güzel anlatmış meraklıları bilir.



seducing mr. perfect


Bir kore filmi. Filmde fedakar, özverili, kendini düşünen insanların neden aşkta kaybettikleri anlatılıyor. 
aslında bu tip insanlar sadece aşkta değil hayatın her alanında insanlar tarafından bolca kazığa maruz kalıyor :)
Esas kız patronunun bu yönüyle ilgisini çekiyor. Ona acıyan patronu tüyolar veriyor fakat kızımız iflah olmaz bir saf :) öyle görünmüyor gerçekten saf :)
Ardından patron onun asla değişemeyeceğini bizim anlatımımıza uyarlarsak bir murat 131 in 150 km hızla gitmesini beklemek gibi olacağını söylüyor ve iddiaya giriyorlar.
Kızımız eğer patronu etkilemeye çalışıyor. 
Bizim filmlerimizin aksine kızımız yeni giysiler yeni saç yeni makyaj ile işin içinden çıkamıyor aksine daha da komik oluyor.
filmin en güzel mesajı "beni böyle sev seveceksen" olmakla birlikte yukarıdaki tanımlamaya uyarsanız karşınıza çıkan iyi insanların bunu kullanmaması tamamen kaderinize bağlı kalacaktır.

Çok güzel bir filmdi. 
filmin kahramanını kendime çok benzettim doğrusu :))


8 Şubat 2014 Cumartesi

nefis bir terbiye nasıl olur

tasavvufla ilgilenenler az çok bilir 
insan meleklerden üstün şeytandan daha kötü olabilir
bu iki uç noktada serpilen ve sürekli deveran eden insanın yerini nefsi ile olan durumu belirler.
nefis terbiyesi ve katları ayrı konu

asıl hedef nefsi yok etmek değil kontrolünü ele geçirmek
amma ve lakin bu sırada terbiye edilmeye çalışılan daha doğrusu yanlış terbiye edilen nefis tabiri caizse ölezliyor :) yani ölmese de bişeyi kalmıyor.

ve ben önemli değilim, her şeyde hata karşılıklıdır, ben de şunu yapmasaydım, önce kendine hayır demeyi öğrenmek bunlar tek taraflı olduğunda size yeni imtihan kapıları açıyor.
diyorsunuz ki benim bu olayda şu hatam var karşınızdaki evet sen öyle yapmasan böyle olmazdı diyor :)
önce sen diyorsunuz karşınızdaki tabi ya tabi ki ben diyor :) 

bununla ilgili pek güzel bir hikaye vardır;
köyün birinde bir yılan köylüye musallat olmuş. köylüler dertli, yılandan huzur yok. saldırıyor, korkutuyor, kovalıyor, ısırıyor..
köyün bilgesine gitmişler: - bize yardım et, kurtar bizi bu beladan, demişler.
bilge bir gün yılanı yakalamış
yılan: beni öldürme yeter ki ne istersen yaparım, demiş
bilge kimseye zarar vermemesi karşılığında yılanı bırakmış.
gel zaman git zaman köylüler bakmış ki yılan onları görünce zarar vermeyi bırakın yolunu değiştiriyor, zararsız bir varlığa dönüşmüş. korkmayı bırakıp yılana eziyet etmeye başlıyorlar.
yılan bilgeye gidip: ben sana söz verdim ama bu böyle olmayacak insanlar bana hiç acımıyor. yerden yere vuruyorlar. herkesin maskarası oldum 
bilge yılana der ki: ben sana ısırma dedim. dişini gösterme demedim ki !!! 
demeki ki ya bu yoldan dönmek yok ya da dişleri muhafaza ve yerinde kullanım şart...

5 Şubat 2014 Çarşamba

sen benden daha iyilerini hak ediyorsun :(


çok fenayım a dostlar ...
dostlarımı çok bunalttım bir kısmı da ne oldu ne oldu diye beni bunaltıyor
benim bunaltmayı seçtiklerim yazık 1 aydır benimle türlü türlü uğraştılar
yakında onlarda bu sebeple depresyona girerlerse hiç şaşırmam
durumdan en olumsuz etkilenen seyhan evi yakın her an başına ekşiyebiliyorum bana ne yaaa dese de kurtulamıyor garibim
ayy şimdi çok acıdım ona sonra da kendime :(( çok acıyom kendime o sıra kıyafet seçiyorduk
sonra kıyamadı çok sinirleniyom bazen dedi. görüyon mu bacım gene çok içim ezildi. yıldız tilbe çık aradan
kurul kararıyla giydiğim kıyafet ve sırf fön çektirmedim diye beğenilmeyen saçım yüzünden duyarsız olmakla gereken değeri vermemekle suçlandım.
şu anda cafe latte içip puding yiyorum aynı burdaki gibi 
çok mutsuzum üstümde yaprak dökümündeki leylanın paltasu gibi pazar gününden beri aynı şeyler var.
kırmızı ve lacivert kıyafetleri görmek istemiyorum.
tv gördüğüm en küçük şey moralimi bozuyor. çok mutsuzum benn
seyhan arada havamı dağıtmaya çalışıyor Depresyona Giren Kaplumbağaama nafile hayatım boyunca hatırlayacağım bir anı berbat oldu göğsümde bir fil var nefes aldırmıyor...çitlembik kedidir o diyor değil halka değil fil o ..



haydi çık çıkabilirsen işin içinden çok mutsuzum çok biraz ağlayınca tamam rahatladım bitti artık sanıyosun sonra tekrar dön başa.
eğer olmayacaksa o beni beğenmesin yoksa ben nasıl derim ben seni beğenmedim dedim
eşşek arısı sokmasın çok acır dilim 
iç sesimi biri  sustursa şu ben bunu hak etmedim diyeni özellikle
hiç sevmem depresifleri kendimi de sevmiyorum
bak yine çok acıdım kendime yazık bana bende iteledim kendimi
küçük bir söz alabilirken bir gönlü insan kıyar mı sevse eğer 

































mezun oldum :)



yüksek lisans bitti çok şükür çok şükür çok şükür
ben böyle rahmete maruz kalınca sanki sevildiğimi hissediyorum ve başka hiç bir şey bu duygudan daha fazla mutlu etmiyor, güven vermiyor bana..
şimdilerde arkadaşlarımı ben yüksek öğretmenim siz alçak diyerek gıcık etmekle meşgulüm :)))