30 Aralık 2011 Cuma

fan clup ım

evet bir fan clup sahibiyim daimi üyeleri olmakla birlikte zaman zaman genişleyen zaman zaman daralan 
ama aynı sevgi aynı iştiyakla bana bağlı olan üyeleri var..
adımı duyunca birbirlerini itip kakarak bana ulaşmaya çalışıyorlar 
avaz avaz bağırıyorlar
beni pencerede görünce duvarlara tırmanmaya çalışıyorlar 
tek problem kedi olmaları :))
ve bunu fark eden tanıdıkların pencerenin altına gelip ismimle seslenelerek kediciklerimi galeyana getirip birbirine düşürmeleri :)
bir pisi pisi demem yeter çok uzakta bile olsalar duyarlar beni ...
birara sayıları artmıştı.
ikimizde evlenmezsek birlikte yaşarız diyen seyhan ın " bana bak ben evimde kedi istemem korkuyorum , sen sonunda yalnızlıktan evine yüzlerce kedi alan kadınlar gibi olacaksın galiba " demesi ile biraz irkilmedim değil :))
işin ilginç yanı adımı duymaya şartlanan kedileri görerek sonunda yiyecek verildiğini hisseden bir karganında fan larım arasında yerini alması. kediler adımı duyunca karga kedileri görünce geliyordu. şimdi hergün geliyor :) 


eve alamıyorum hem alerjim var hemde biliyorum sonu gelmezdi. hepsini almak isterdim :) 
ben toksam onlarda mümkün olduğunca toklar 
yani beni karın tokluğuna 
ama muhteşem bir bağlılık ve aşkla seviyorlar bende onları :) 

26 Aralık 2011 Pazartesi

istemenin esrarı



"içinizden sessizce birşeyler düşünmek yaratıcının huzurunda sesli düşünmektir "


kitap o kadar mükemmel o kadar güzel ki 
ben yorumumun eksik kalacağını düşünerek 

yorumsuz kalmayı seçiyorum ...




genel de kişisel gelişim kitaplarını sevmem ve okumam.
yazarın kitaplarını her ne kadar bu kategoriye alsalar da ben öyle olduğunu düşünmüyorum. insana evreni , kendini o kadar güzel tanıtıyor ve anlatıyor ki kitaplarını okumasaydım çok büyük eksiklik olurdu. diğer kitaplarını da tamamladıkça anlatacağım inş. 

23 Aralık 2011 Cuma

geceler

çok az yemek yerim 
bunda her şeyden benden daha çok nem kapan midemin payı büyük !
bir de kendine reflüden arkadaş edindi
bütün gün yemek yemesem su içmesem aklıma gelmez .
tansiyonum düşmeye başlayınca hatırlarım yemeyi içmeyi.
azacık yiyince doyarım.
kediler benden daha çok yiyormuş ..
mutlu olurum iştahım kesilir, mutsuz olurum iştahım yok olur.
neyse doktorlar diyor ki "akşam 6 dan sonra yemek yeme "


ben bütün gün durup saat 11 den sonra nasıl acıkıyorum nasıl acıkıyorum
yeme ertesi sabah yersin diyorlar . yok ! acıkmıyorum 
günlerce aç dursam bir muz yesem bir bardak çay içsem kafi.
ama gece acıkıyorum .
birde şu gezi programları var ya 
güya geziyorlar .. sürekli tıkınıyorlar. 
gecenin bir vakti şapur şupur yiyip "size de tavsiye ederiz" diyorlar.
insafsızlık :) 


o saat o yemekleri nereden bulur nasıl yaparım ..
gece insanıyım ben galiba.... 
gece yatmak istemiyorum gündüz kalmak istemiyorum .. 

22 Aralık 2011 Perşembe

musibetler ne söyler






"başımıza gelen her hadisenin adresini biliyorsak yani nereden ve niçin geldiğini farkındaysak hayata bakışımız, hayatı kavrayışımız ve algılayışımızda çok büyük değişiklikler olacaktır.hiç bir hadise başı boş ve kendiliğinden değildir "


peki ama başımıza gelen kötü olayların sıkıntıların sebepleri nelerdir?
hepsi ve daha fazlası kitabın içinde...
bakış açınızı derinleştiren ve genişleten "musibetler ne söyler" 
okunmasını kesinlikle tavsiye edeceğim eserlerden..





20 Aralık 2011 Salı

karakolda ayna var sınıfta fare var ! bölüm 2

bu gün sınıfa girince hizmetli farenin sınıfta dolaştığını ve dün koyulan yapışkana yakalanmadığını söyledi. 
diğer hizmetliyi çağırdım "sınıfta eşya çok nereden bulalım"... dedi
ve başladım dün döküp yerleştirdiğim dolabımı tekrar döküp yerleştirmeye. 
niyetim dolapların içini arayıp onlara bahane bırakmamak ki dolap arkalarına bakılsın. ve tam temizlik olsun.
bu arada m. yardımcımız la konuşmaya gittim. dün kendisini bulamamıştım. sağolsun çok ilgilendi. kadınlardan iyi yönetici olmaz derler hep. bu fikre artık hiç katılmıyorum her yere kadın eli değmeli.
neyse kukla köşemiz var içinde peluş kuklalar var duvarda asılı . cepleri var el kuklaları bu ceplerin içinde duruyor.
elimde kocaman bir sopa kuklalığı dürtüp diğer dolaplara geçtim.dolapları tam dört saatte bitirdim.
çocuklar "sınıfta kedi olsaydı fareyi tutardı" diye salık verdiler. :)
mantıklı aslında ..
ve son aşama hizmetlileri çağırdım .
bu sırada Tan hizmetliye yabancı filmlerde birini yakalamak isteyen adamlar gibi : 
öğretmen fareyi istiyor . iki gündür arıyor. dedi. :)) :))

tembel olan hizmetli " ya gerek yok yapışkan koyalım falan diyecek oldu. " ben iki gündür ayaktayım yer yeri döktüm, elim ayağım tutmuyor artık, siz ister yapın ister yapmayın ben kendim sökerim dolapları " deyince diğeri " nasıl isterseniz öyle yapalım " dedi.
çocukları korkmuyoruz demelerine rağmen dışarı aldım.
fare çıktı ve öldürüldü. 
ben 2 numara kayıp dedim. " o zaten budur siz aynı fareyi görmüşsünüzdür " dediler.
biz yine de her yere bakalım diyerek ayakkabılık , kitaplık yer şeyi söktürdüm.bişey çıkmadı. eşyalar yine duvara monte edildi. çıkışa 10 dk var. çocuklar eşyalarını almaya sınıfa girdiler.
her yeri döktüm bir kuklalığı aşağı almadım diye düşünerek kuklalardan birini elime aldım. dipte gri bişey mi vardı . yoksa kumaş mı o diye düşünürken fare atlayarak sınıfın ortasına düştü. ve bir salvo ile duvara monteli dolapların altına girdi.
ben demiştim 2 numara kayıp diye :)
"tekrar mı sökeceğiz" diye sızlanmalarına aldırmadım . ve söktürdüm . onu da öldürdük.
dün tutulan belime bu gün diğer bacağımın dizi ve el bileğim de eşlik ediyor. 
inş. son olur bunlar . hala gözümün önünden fareler geçiyor..

19 Aralık 2011 Pazartesi

karakolda ayna var sınıfta fare var !

evet hem de 1 ölü 2 firari 1 azatlı .
sabah hizmetli "masanızın yanında bir ölü fare vardı. birde kuyruk vardı baktım başka bir fare diğer hizmetliyi çağırdım fakat bizi görünce şu dolabın altına kaçtı".. dedi
"niye ölmüş ki fare" , dedim
saçma soru kabul ediyorum :) 
cevap daha saçma 
"ne bileyim hasta idi herhalde, ya da başka bişeyi vardı" 
ne olabilir ? ... aile içi şiddet , zehirli yem, bir kaç gün önce arkadaşımın bana getirdiği üzümlerin zehirli olması ve beni zehirleme ihtimali...
yok bu fazla sofist oldu :)
sınıfta dolap eşya çok ne yapsak diye düşünürken  masamın altında duran büyük kutuya girme ihtimalini düşünerek kutuyu sınıfın ortasına çekmek istedim
ama fare kardeş deprem oluyor sanıp havaya doğru zıplayarak dolabın altına girdi...
"çocuklara masaların üstüne çıkın ", dedim 
örnek olmak için bende çıktım :)
kapıdan hizmetliyi çağırması için arkadaşlardan birine seslendim ama ne çare gelen giden yokk .
bu sırada bizim fare atak yaptı ve diğer duvara monteli dolapların altına girdi.
e o da haklı . orada deprem sarsıntı olmaz . 
oldular mı dolap ardında iki fare.
kutuda başka var mıdır diye kapağını açayım dedim.
o sırada uyanmış olan 4 numaralı fare bir şaşırdı bende kapağı üstüne kapattım. hizmetli dışarı attı. 
dolapları sökelim dedim. tembel olan hizmetli "yapışkan kağıt koyalım" dedi. 
diğeri "sökebiliriz" dedi
tembel hayır deyince müdüre soralım dediler
müdür "siz çıkınca bakarız" dedi. 
dolapların altına bir yapışkan koydular.
ben bütün gün diğer dolapların içinde fare aradım. 
bir gün önceden tutuk olan belim bu duruma isyan etti. ayağımı yere basamamaya başladım. 
bu arada sınıfa duruma bakmaya gelip gülen kişilere çemkirdim.
ben zor durumdayken birilerinin gülmesine sinir olurum
çocuklar gayet sakindiler . 
farenin dişleri küçük olurmuş ve onları ısıramazmış.
bu arada fare gezdiği her yere pislemiş. 
offf yarın yine kalan yerleri arayacağım. 
bir ara flüt mü salsam , dedim. kavalım yok :)
eve geldim kamyon çarpmıştan beterim.
çok bedbahtım.
evde her yerden fare çıkacak sanıyorum teyakkuz halindeyim..
bizi iyi bir arama tarama çalışması ve temizlik bekliyor. 

17 Aralık 2011 Cumartesi

yeni bir yıl mimi



yeni yıl istekleriniz mim i  Aynur dan geldi. yigitkartal.blogspot.com
kendisine teşekkür ediyorum
kendimizden sonra 12 kişiyi mimleyeceğiz


1.her şeyin, her istediğimin hayırlısını ve hayırla mutlulukla olanını istiyorum
2.mutlu olmak istiyorum, mutlu olduktan sonra şimdi bunun ardından ne gelecek düşüncemin sadece başka bir mutlulukla devam etmesini istiyorum
3.hiç pişmanlığım olmasın , vicdanım rahat olsun işlerim hep rast gitsin
4.hastalık olmasın, hasta olanlar iyi olsun,
5.ölüm olmasın kimseyi kaybetmeyelim
6.ayrılık olmasın sevdiklerimden ayrılmak istemiyorum, hep birlikte olalım
7.eğlenceli bir yıl olsun eğlenelim gülelim gezelim görelim
8.ömrüm boyunca sürecek mutlulukların başlangıcı olsun, o kadar huzur dolu olsun ki her şey
9.Allah bize hiç bitmeyecek sevinçler versin
10.bitirmeyi düşündüğüm her şeyi başarı ile yapayım
11.hiç sıkıntıda kalmayalım her şey yolunda gitsin, sıkıntıda olanlar feraha çıksın
12.istediğim her güzel şey benim kadar herkese de gitsin ki mutluluğumuz kursağımızda kalmasın ...


nabrut 
çınar ağacı 
ehli keyf
sihirli torba
isoon
ibrahim hamurcu
tuba can
kuccuk kurbağa
viva
ben ce 


yi mimledim 

16 Aralık 2011 Cuma

Alvin ve Sincap lar

bugün sinemaya gittik. sıkılır mıyız acaba derken en az çocuklar kadar eğlendik.
film çok güzeldi. 
Alvin , Teodor ve Saymın üçlüsünü çocukluk yıllarında Vakvak amca ile olan çizgi filmlerden hatırlıyor ve çok seviyordum.
şimdi film olarak izlemek güzeldi.
sincaplar ıssız bir adaya düşünüyor ama ada gerçekten ıssız mı ?
gerçek pozitiflik bu sincapların dünyaya bakışında gizli :)
filmin müzikleri de çok güzeldi. ilk ikisini görmemiştim. 
onları da izlemeyi düşünüyorum.

12 Aralık 2011 Pazartesi

içimdeki cennete yolculuk



"kainatın kitabını okumaya açık olmak gerek . probleminiz varsa, bir biçimde size cevap verilecektir..
yeter ki sizin alıcılarınız açık olsun.
bir tür oyun ama dikkatle oynanması gereken bir oyun..
ufak parçaları birbiri ile birleştirme dikkati olmayınca, onlar parça olarak kalıp anlam kazanamıyorlar..."


çok beğendim... kendisini tv. izlemiştim.. beni yanıltmadı...

10 Aralık 2011 Cumartesi

gündüzüm seninle gecem seninle ...



saklardım her şeyi 
yaşam kıymetli ona ait izlerde kıymetli 
o halde muhafaza edilmeliydi
eşya değildi onlar anıların çekmecesiydi..
şimdi eskisi kadar değil gerektiğinde bırakmayı öğrenmeye çalışıyorum 
bırak eşyaları rahat bırak insanları ..
zaten gitmişlerse bırak gitsinler zihninden de ..
giderek daha çok eşya atıyorum dolaplardan
ihtiyacım olsaydı bu kadar saklı kalırlar mıydı ? 
hep yanımda olurlardı. 
unutmazdım onları...
hareket etmek daha kolay attıkça..
ama...
herşeyden biraz kalır diyordu hayat
kavanozda biraz kahve, kutuda bir kaç sigara 
insanda biraz acı ...


tatlıses "at gitsin at gitsin eskimişse at gitsin" dese de kıraç daha güzel söylüyor ..
dinleyelim o halde ..
aşkımı bir sır gibi senelerce sakladım... 

7 Aralık 2011 Çarşamba

Şimdi ödüllü olduk, blogları doldurduk :)



çok yönlü blogger ödülü
arkadaşlarr aranızda gofret sevmeyen var mı ?
varsa yemesin bize versin :))


kendimizle ilgili 7 gerçeği paylaşıp bizi mimleyen arkadaşımızın link ini teşekkür maiyetinde paylaşıyoruz ben Nabrut
iki kere teşekkür ediyorum arkadaşım bir de geri dönüp haber verdi :)
http://nabrutvebiz.blogspot.com/ 


1. kafam da değişik kayıt tutma şekilleri ve teknikleri vardır. birini mi tanıdım yarım yamalak olmaz onunla ilgili bilgileri ona ait olan bölüme kaydederim. analiz ve sentezde kendimi şaşırtacak kadar ileri gittiğim olur.


2.kendim kadar kızdığım ve kınadığım kaç kişi vardır merak ediyorum.çok utangaçımdır. bunu pek kimsenin bildiğini sanmam.çok da alınganımdır.


3.iyi sır tutarım. kendimde giderek azalmış olmakla birlikte ketumum insanın bazı düşünceleri de kendine kalıyor.güven benim için çok önemlidir.


4.eğer bişeye ikna olmamışsam onu yok saymam imkansızdır. o şey hep orada durur ve beni rahatsız eder.aşırı detaylı düşünürüm. doğru cümleler bir önceki ile aynı bile olsa beni kolaylıkla ikna eder.


5. sevdiğim ve bağlı olduğum insanlardan ayrılmak beni korkutur. ayrılık olması durumunda zor toparlanırım.şimdi eskisinden daha çok korkuyorum.


6.çok güçlü, sabırlı görünürüm ama değilim . dışım ne kadar kuvvetli ise ruhum o kadar hassas ve kırılgan . birine üzülmüşsem gerçekten üzülmüşümdür.


7.saçlarım kısa olunca çok güzel bile olsa kendimi eksik hissediyorum. ne kadar uzamış diye her yıkadığımda kontrol ederim.


bu arada sayı bitti ama birde komik bir şey olsun 
çocukken balıkları böcek zannederdim. annem sofraya getirdiğinde korkup kaçardım. yemem için ısrar edildiğinde çok ağlardım :)) " yemeyin böcek bunlarrr" diye de salık verirdim :)) 


bende 


uğur böceği
çitlembik
küçük hala aynur
viva 
milky
medanşeri
bookworm
çınar ağacını    ödüllendiriyorumm 

5 Aralık 2011 Pazartesi

aşağıda bir yalan söyledim yukarı geldim bende inandım !!



geçen gün okulun paydos vakti. çocuklar dağılıyorlar
önümde yürüyen 9- 10 yaşlarında belki biraz daha büyük bir çocuğun püskürtür şekilde tükürdüğünü görüyorum
hava rüzgarlı
eyvah üstüme gelecek diye aklımdan geçiyor
ama bu aralık çok kısa
kenara doğru çekilmeye çalışıyorum ama
vakit yeterli değil yüzüm tükürük içinde kalıyor
çocuğa " çocuğum bak yere tükürülmez , üstelik hava da rüzgarlı bak yüzüm gözüm tükürük içinde kaldı" dedim
buraya kadar normal 
çocuk ne dese beğenirsin
" ben tükürmedim" 
"evladım önümdesin, gördüm"
"ya ben tükürmedim diyorum"
"tükürdün, yüzüm gözüm battı işte"
"ben tükürmedimmm vallaha" 
"oğlum gördüm diyorum hala inkar ediyorsun"
"vallaha ben tükürmedim"
"sus bir de yemin ediyosun gördüm diyorum"
diye tükürdün tükürmedin tartışmasıyla
çıkış kapısına geldikkk.


ben kendi yoluma ayrıldım .

tükürüğü yemişken yeminle sinirli değildim. 
ama o inkar ettikçe benim sinir katsayım artıkça arttı
çocuk özür dilemeyi bırak bana hiç bişey söylemese neyse deyip geçecektim.,
ama ısrarla inkarı tercih etti.
üstelik öyle güzel inkar ediyor ki bi an şüpeye bile düştüm :))
öyle kendinden emin.


şimdi kime kızayım 
tükürük içinde kalıp ya  Rabbi çok şükür demeyen bana mı ?
inandığın şeyden seni kimse döndüremez, fikrini son derece iyi benimseyen fakat 
yerlere göklere tükürülmez, kuralını hala öğrenemeyen öğrenciye mi ?
insanlar hata yapabilir önemli olan hatayı telafidir 
doğruluk ahlakın temelidir ve basit toplumsal kuralları öğretmeyen aileye mi ?

3 Aralık 2011 Cumartesi

varsın uzasın yollar


insan önce bir albüme bakıp midesi ağrıyana kadar gülerken 
ardından üstüne derin bir hüzün çöker mi ?
önce morali çok iyiyken günlük güneşlikken
birden bütün gemileri batar mı ? 
üstelik önce nedenini anlamayıp 
sonra biraz evvel aklından geçen bir kaç 
düşüncenin kararmış bulutları getirdiğini 
neden sonra anlar mı ?


küçücük şeylerle mutlu olan insanlar
yine küçücük şeylerle mutsuz olur mu ? 
olur bence ....
ama çok az kişi kendini aslında neyin mutsuz ettiğini fark eder ...


aklımda fonda bir de şarkı dönüyor...
sanırım durumu daha da hüzünlü hale getiriyor..
hiç aklımda da yoktu ...
beynim başka bir durum olsa bana bu kadar yardımcı olur mu :))


karışır hüzünlenirim sen aldırma ...


video

2 Aralık 2011 Cuma

yeminimi bozdumm ...

gerçekten etmemişim iyi ki :) 
önce bir tane ile başladım sonra ikinci sonra üçüncü ve bu gün beşe tamamladım.
yeni elbiselerimden bahsediyorum ..
hepsi abiye tarzı aslında ...
içimde bir kokoş varmış meğer..
bir kaç yıldır önce elimde olanları eskiteyim fazlası israf diye
çok az ve gerçekten ihtiyacım varsa alışveriş yapıyordum
     ama bir ay içinde netten alışveriş yapmaya başladım
önceden bakıyordum şimdi alıyorum.
        "buna ihtiyacım var mı ? "
sorusunu yine soruyorum 
       ama cevabı dinlemiyorum :))
bi taraftan da kendimi suçlu hissediyorum ..

     "alış veriş yapmak terapidir "
 diyen kişiyi çokk iyi anlıyorum işte elbiselerim 

lili ile cadısı :)



cumartesi çok güzel bir gündü. 
bu sene sürprizler senesi olsun demiştim ya 
hafta sonu lilime süpriz yaptık.
güzel de oldu sanırım :) 
cadılık kariyerime devam ediyorum 
masallar değişse de cadılar değişmiyor :) 
1 aydır düşünüp , son bir haftadır geri sayıyorum.
beklenen ve gelen her gün gibi geçti 
anılar içindeki yerini aldı...
ama çok güzel bir anı oldu ...